sahne 1
susuyorduk... uzun olmuştu...
ben içimin kabartılarını anlatmıyordum, o gidilen yollarını...
ağzımı açsam belki dökülecekti susuşlarım, şaşkınlıklarım, yorgunluklarım, kırgınlıklarım, unutulmuşluklarım... açmadım. o da zorlamadı. baktı ve gitti......
sırBelli ki karışık aklın yüzündeki çizgilerdenYalnızlığı tatmış kadın kadar ürkekKim yıpratmış seniTanıştığın hüzün sankiElinde değilse değişmekSarılıp ona gitmekKarşıdan gelen varElinde tatlı rüyaGörürsen alBilirim bedeli varBu...
bak
oldukların
oldurdukların
ve
olamadıkların
olduramadıkların...
ne demişti falcı
üç vakit?
yol?
kandırılmışlık...
saçmalık...
özün eleştirisi:
yüzündeki makyajı silmelisin
saçlarını açık bırak
kakülleri bir yana it
o katman katman olmuş koyu renkli ojeleri sil
pembe çiçekli beyaz...
_ nasılsın?
İyiydim. Son zamanlarda kendimi öldürmekte gayet iyiydim. Belki bi aynaya bakıp aynadaki ağzımı yırtsam daha iyi olurdum. Olsun. Şimdi de iyiyim. Uyuyor ve...
Bu yağmurlarda kimsenin eli bir diğerine değmiyor
Avuca çizilen iki yol...
Olanlar
Olmayanlar
Olamayanlar
Olamayışlar
Olamayışlar
Olamayışlar
Sonrası ele yüze bulaştırılan tırnak boyaları
Biz gemilerimizi o sularda yüzdüremedik
Ne derdi...
Önüm açıkmış
Üç vakitmiş
Mutlulukmuş
Ferahlıkmış
O gece birlikteydik
Yalanmış
Kalabalıkmış
Beni seven biri varmış
Huzur gelecekmiş
Belki bi haber
Belki bi düğün
Ellerimi sen tutmuştun o gece
Yalan
Mı
Beklediğim senden bi çocuk...
Bak gülüyorsun. Gözleriyle nefes alan bir çocuk gibi. Kimsesiz kaldırımların üstüne bırakılan naylon gülleri topluyorsun. Bu güllerle hanene ay düşüreceksin. Bundan sonra anlamı olacak...
ne çok kıskandım kelimelerini... sen... adlandıramadığım, anlamlandıramadığım, yarım kalanım, üşüyen elim, kapkara gözüm, kısık sesim, bi yanım, belki sol tarafım... sen...
"
- bu...